23 Şubat 2009

Paprikanın boyundan büyük kelimeleri:

Ausserdem = 5.5 yaş
Unbedingt = 5.5 yaş

27 Temmuz 2008


ilk geldiğimiz gün havuz kenarı ve merdivenden ayrılmazken 3. günümüzde durum bundan ibaret... havuz ortasına atlıyor, numaralar çeviriyor... kurbalamayı da "Ayşegül yüzme öğreniyor"den kaptı!

05 Mayıs 2008

Bu Goldenretriever'ımız Gusto

Bu benim! Makyajımı beğendiniz mi?

Bu da babası... aslında ertesi gün Oz'un kolunun altında Laptop ve tasmada Gustoyu işe götürürken bir resmi yapılmıştı ancak onu ele geçiremedim...

28 Nisan 2008


Bilmem ki takip edeniniz var mı? Ben bu blog'u günlük niyetine tutuyorum... kendi kendimle paylaşıyorum.
Geçen hafta alışkanlığımız haline gelen tatil köyüne gittik yine... geçen yıl kızımızın bol bol Mini Klüp'den yararlandığını düşünmüştüm... Bu tatilimizde kendisini bir kahvaltıda bir de akşam yemeğinde gördüm diyebilirim... arada bir özleyip öğle yemeğinde çocuk-sofrasını ziyaret ediyor, mini klübe uğruyordum...
Gerçekten dinlenilen 4 tatil günü boyunca hiç mi tartışmadık? Yanılıyorsunuz! Akşam 7 civarında zorla havuzdan çıkıp, odaya gidiyorduk... amaç biran evvel duş alıp, giyinmek, yemeğe gidip, mini diskoya yetişmek! Gel gör ki minik Paprikaya bu işlem için yeterince vaktimizin olamayabileceğini bir türlü anlatamadım.
Kavga kıyamet duş, saç kurutma vs... derken illa yetiştik "minimisko"ya. Ama 21.30 civarında da fişi çektik tabiiki!
Bu yıl geçen yıllarda denemesini yaptığımız şeyi gerçek anlamda hayata geçirdik: Telsiz ile artık gecelere de özgürlük...
Aldığımız ev tipi el telsizlerin hem bebek dinleme özelliği, hem de ses ile yayına geçme özelliği vardı. Daha gitmeden Paprika ile telsizi tanıştırdık. "Bu artık senin cep telefonun gibi" dedik, denemeler yaptık. Ona uyuduktan sonra kapının önüne, belki biraz öteye gidebileceğimizi anlattık. Telsizi nasıl kullanacağını bildiğinden çağrır çağırmaz hemen geleceğimizi, ona telsizden yanıt vereceğimizi de anlattık.
İşi garantiye almak için kızımızın yanında bıraktığımız telsizi ses ile aktivasyon fonksiyonuna kurup, kolayca ulaşabileceği bir yere bıraktık.
Derince uyuduğundan hiç bize ulaşması gerekmedi... her tür sesi de duyabileceğimizden de kızımızın güvenli olduğundan emin olduğumuzdan rahatca eğlenebildik.

12 Eylül 2007

Geçenlerde arkadaslarimiz bizi ziyarete gelmisti... oldukça uzun boylu olan Emre, Meltem ve kizlari Irem, ayrica yine uzun boylu olan Çetin ve esi Asli... üzerinden günler belki haftalar geçti... Paprika ile konu dolasti dolasti... boy meselesine geldi: "ben büyücem sunu bunu yapacam" seklinde anlatiyor, ben de sohbeti ilerletmek için sorular sorarken "peki bilmemneyi yapmak için ne kadar büyüyeceksin" dedim. Birazcik düsündü "yok aslinda emre / çetin gibi uzun boylu olmak istemiyorum. ortaboylu olacagim senin gibi: çünkü sen bilgiçayari çok iyi biliyorsun..."
Bu kaçinci baslayisim bilemiyorum... ama Paprikanin sözlügünü artik yapmaliyim. Son bombalardan baslayarak:
fopipopi - fotokopi
kut - tut
shilm - film
klaudias stein - laura's stern (laura'nin yildizi adli bir çizgi film)
kosis - sosis
Haziran sonundan bu yana çalistigim sirketimin sosyal etkinligindeydik. 2 aydir harika gidiyor falan derken bugünlerde acaba tepkiler mi görmeye basliyorum ne? Neyse bu bambaska bir konu asagidaki fotograflardan da görüldügü üzere "süpper" bir gün geçirdik... açik hava, deniz, günes, gemi... e bir de üstüne koydugumuz sihirbaz süprizi tam oldu.

26 Temmuz 2007

Paprikanin Sözlügü

- Kulaga Gelen = Olmasi Gereken /Anlami
- Millolade = Limonade / Limonata
- Fotopopi = fotokopi
- Mifafir = misafir
- Minimisko = Mini Disko
- Kayak çekmek = kayiga binmek, kürek çekmek / Kanoya binmek

Yaklasik 6-8 aydir aksam uykulari pek düzensizlesmisti. Emzigi biraktigimizdan beri de ayrica zahmetli oluyordu... Günler uzadikça, aksam aslinda uyku saati geldiginde, günün bittigi ama havanin kararmadigindan gece uykusuna geçmek de iyice imkansizlasti... Gerek havalarin güzelliginden, biraz bizim isimize geldi, biraz da zorluga yenik düserek Paprikanin uyumasi bazen 10'u buldu. Baktim ki öglen uyudugundan daha uzun zaman uyutmaya çalisiyoruz....
Öglen uykularini "yasakladim". Hafta sonlari haricinde artik hiç gündüz uyutmuyoruz. İlk günlerde hem gündüz uyumayip, hem de aksamlari geç uyumaya çalisiyordu ama BEN kazandim... simdi 19:30'da yine odamiza gidiyor, kitabimizi okuyoruz... 20 gibi pirecikler uçusmaya basliyorlar.

11 Temmuz 2007

Çalismaya basladim! Kim inanirdi ki Paprika benim en büyük destekçim olacakti? O yuvaya basladigindan beri çalismayi düsünüyordum gerçi... Ama gittigim onlarca is görüsmesi hiç olumlu olmadi. Gerçi kimse "gel, çalis" da dememisti ama içime sinmiyordu iste... ya uzakti, ya mesaisi uzundu vs...

Haziran'in sonundan beri düzenli ise gidiyorum. Ama kizimin hayat akisinda olagan üstü degisiklikler olmadi. Sabahlari yine birlikte kalkip kahvalti ediyoruz, birlikte giyiniyoruz, Saziye gelince ben veda edip, isime gidiyorum.
Aksam geldigimde sofrada olunuyor genelde (bu benim için çok keyifli). Hemen yemege katiliyorum... 2 saat kadar birlikte kaliteli zaman geçiriyoruz - sonra yatak vakti.

Ah su yatak vakti konusunda çok dertliyim aslinda: hava geç karardigi için bir türlü uyku vaktinin geldigini kabullendiremiyorum. Hala yaninda olmami istiyor uyuyana kadar... Genelde oluyorumda... bazen insan kendisi için birseyler yapmak istiyor iste...

15 Mayıs 2007

Sahte aglamalar dönemindeyiz... Durumu söyle göz önüne getirebilirsiniz: "andem gondurma istiyom" "Peki kizim, yemekten sonra verebilirim..." "simdi istiyoomm aaaaiaiaaaiiaaaaa!!!!"
Anlayacaginiz en ufak red cevabimda hemen sahte bir aglama sahnesi gerçeklesiyor bizim ortamimizda. Nerden gördü, nasil ögrendi ben bilmiyorum. Bugüne kadar böylesi bir davranisi sonrasinda da istedigi seyi elde etmis degil, aksine HIÇ alamamistir da...

05 Mayıs 2007

06 Nisan 2007

Dün benim için BUYUK bir gündü... uzun zamandir (belki 1 yildir) Paprikaya "emzigi birakan çocuklar" konulu kitaplar okuyordum. Ama birakmak istemedigi o kadar belli oluyordu ki, agladiginda yatagina kosup emzigini alip sakinlesiyordu, bana kizdigi zaman emzigine sariliyordu, uyurken mutlaka emzik gerekiyordu... Çevreden gelen bir çok tepkiye ragmen (doktorlarin bile dediklerine kulak asmadan) Papatyama istedigi zaman kendi kendine birakabilecegi mesajini verdim her zaman.

Sanirim 1 yil evvel ayni tip 6 emzik almistik; biri delindi, digeri (kizim meraktan) kesildi... derken son iki tane kalmisti. Galiba iki hafta evvel uzun aradan sonra 5.si agzindayken birden ikiye ayrildi. Biraz yasini tuttuk ama sonuncunun varligi bizi çok rahatlatti.

Hiç beklenmedik bir anda Paprika agzinda emzik ile mutfaga geldi. "Kizim uykun mu var?" derken emzigi çekistirmeye basladi ve "bu da eskidi artik atalim" dedi. Hayretten kocaman açılmış gözlerimin önünde gitti son emigimiz de.

Bugün emziksiz uyuyacagi ikinci gece. Elele tutusuyoruz ve bu sekilde uykuya daliyor, benimse gözlerim doluyor... Bebegim büyüdügünü gösteren kocaman bir adim atti.

06 Şubat 2007


Peri kizimiz büyüyor... Blogumun basinda da bulabileceginiz baska peri kizi resimleri ile karsilastirmak mümkün.
Artik bir perinin neler yapabilecegini biliyor ve evimizde yüksek sesle görevlerini yerine getiriyor: "Hokuş Pokuss Yiiimiiidokussss"

10 Ocak 2007

Okul arkadaslarimiz ile birlikte firsat buldukça ormanda kisa yürüyüslere çikiyoruz. Yaklasik 2 saat süren bu gezilerimiz sirasinda mevsim ve hava durumuna göre börtü böcek inceliyor, kuru yaprak biriktiriyor veya dereye taslar atabiliyoruz.
Yürüyüsümüzün en uç noktasinda her anne çantasindan meyve, kek, kurabiye veya sekerleme çikartip ikram ediyor. Bence bu çocuklarin sadece birbirleri ile degil baska yetiskinlerle de iletisim kurmasini ögrenmeleri için harika bir imkan.

Hayat tarzimiza bu gibi aktiviteleri dahil edebilme olanagini buldugumuz için çok mutluyum.

09 Ocak 2007

Canim, 3 yasindaki bir çocuk bu kadar gerilime daha ne kadar dayanabilir ki?
Hain Anne olan ben tam bir ay boyunca Paprikaya hediyeler için beklemesi gerektigini tekrar tekrar söyleyip durdum...

Benim sabirli minik Papatyam son dakikaya kadar dayandi.

Tüm gün boyunca heycandan hiç birsey yemeyen kizimiz aksam saati olup misafirlerimiz geldiginde sofraya saldirdi sanki. "Kim çorba içer?" soruma yogun tezahürat ile yanit veren Paprika, daha ben herkesin çorbasini servis edemeden kendininkini bitirmis, daha da koymam için israr ediyordu.

Kendisi rahat yesin diye verdigimiz tatli kasigi o kocaman açligini doyuramiyor olacakti ki, bir anda bardagindan kamisini yakalayip, çorbasina daldirmaya karar verdi.

Iste o an saatin neredeyse 9 oldugunu fark ettim ve bu uykusuz, aç çocugun daha fazla bekletilmesinin çok acimasizca olduguna karar verdim.

Büyük telasla birer birer hediyelerimizi açtik... ve karar verdik: Noelbaba daha sik gelmeli!
Hani derler ya "çikmaz ayin son Çarsambasi olunca" iste bu fotograf o günün gerçekten gelebileceginin kaniti olsa gerek. Çok özlemistik birbirimizi!